25 Ocak 2013 Cuma

ÖRGÜ BABET PATİK


Bu model 6o ilmek başlanıyor 4 sıra haroşa örülüp gerisi duz örülüyor artımı çiçek olan kısımda yapılıyor tam ortada on ilmekte  1 örüp 1 arttırıyoruz 3 sıra örüp tekrar aynı işlemi uyguluyoruz bu işlem 3 defa tekrarlanıyor taban kısmıda patik topuğundaki işlem uygulanıyor en son öndeki bant ve çiçek örülüyor.


 bu modelde hemen hemen aynı bu tamamen haroşa örülüyor ve mavi pulların olduğu kısımda artım yapılıyor iki sırada bir arttırılıyor. en son pullarla süsleniyor.

24 Ocak 2013 Perşembe

BOYADIĞIM OVAL SEHPALAR

 Daha önce yayınladığım telefonluk'la  aynı teknik.
önce ham ahşap obje sünger zımparayla zımparaladım ardından akrilik boyayla bir kat boyayıp kurumaya bırakıyoruz kuruduktan sonra tekrar zımparanın ince tarafıyla zımparaladım bir kat daha boyandıktan sonra sprey vernikle vernikledim kuruyan verniğin üstüne sprey çatlatma uyguladım. çatlatma kuruduktan sonra kolay transfer desenlerini uyguladım ve su bazlı verniği desenlerin üstüne uyguladım bunun nedenide  bazı vernikler desenlerin rengini solduruyor su bazlı vernik bunu engelliyor su bazlı vernikten sonra bir gün bekletip vernikliyoruz ben şefaf yat verniği uyguladım daha dayanıklı diye isteyen sprey vernikte kullana bilir.
 en alttaki desen de şablonla çalıştım şablonu objeye yerleştirdim ve rölyef pasta uyguladım kuruduktan sonra boyalarla renklendirdim.

21 Ocak 2013 Pazartesi

SON OKUDUĞUM KİTAP: İNSAN NASIL ÖLÜR:

Çok güzel bir kitap bu kitabı okuduktan sonra iyi bir kişiliğe sahip olanlar ölümü sabırsızlıkla bekler.çünkü iyi insanların ölümüde çok güzel olur.ve bu kitabı okuduktan sonra ölümden korkmazsınız tabi insan nasıl yaşarsa öyle ölür korkmayacak kişilerse güzel yaşayanlar.
Allah hepimize güzel ölüm nasip etsin.
AMİN.


Ve bu kitaptaki güzel kıssa bir hikayeyi sizle paylaşmak istiyorum.


Ünlü onkolog; merhum Dr. Haluk Nurbaki'den yıl 1976'dır...



Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı.Bu hastam gÖğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı Özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gÖrdüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi.

Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim.

Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. DÖnüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve sÖylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

-'Doktor bey,' dedi. 'Ben size...dargınım.' 'Niçin? ' diye sordum.

-'Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, Allah 'ı, Ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz? '

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:

-'Doktora ulaşmak kolaydır' dedim. 'Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gÖnülden istek duymalısın...' Konuşmaya mecali olmadığından 'Ben o isteği duyuyorum' manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler 'hızlandırılmalı Öğretime' dÖnmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:

-'Doktor bey,' dedi. 'Ben Ölürken ne sÖylemeliyim? '

-'Senin durumun çok Özel' dedim. 'Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince 'Muhammed' (s.a.v) sana yeter.'

O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. DÖnüşümde annesi telefon ederek:

-'Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor.' Dedi. 'Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.

'Ya morfinin tesiriyle Ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste 'Muhammed' diyemezsem? . İşte Serap, bÖyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha Ömrü varsa, son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine…Allahın izni ile salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.

Ertesi gün O'na: -'Hiç korkma! ' dedim. ' Allahın izni ile İğneyi vurdurabilirsin. Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu gÖrüşmemizde son sorusunu da sordu:

-'Doktor bey...Azrail bana nasıl gÖrünecek? '

-'Kızım,' dedim. 'O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir.'

Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni gÖrünce yanıma gelerek:

-'Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz Önce bir mucizevi bir olay yaşandı! ' dedi ve devam etti:

-Serap, bir saat kadar Önce oksijen cihazını attı ve 'yataktan kalkması imkansız' denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz Önce de:

-'Doktor bey'e sÖyleyin, dedi. Azrail, O'nun sÖylediğinden de güzelmiş! ...
Onk. Dr. Haluk Nurbaki


14 Ocak 2013 Pazartesi

KAR TANESİ KOLYE

Takıya merak saldım ya :) kızımda kolye istedi 9 yaşında olduğu için abartılı bir şey yapamazdım.

takı malzemeleri satılan yerde bir zencir,bir kar tanesi ve iki küçük halka aldım zencirin ortasından küçük bir parça kopardım halkalarla kar tanesini zencirin ortasına yerleştirdim. basit ama hoş oldu.

11 Ocak 2013 Cuma

ELMALI KURABİYE




Malzemeler
5 elma
1 bardak şeker
tarçın
hamuru için
1 margarin
1 bardak sıvı yağ
1 bardak yoğurt
1 vanilya
1 kabartma tozu
alabildiğince un
pudra şekeri

yapılışı
rendelediğimiz elmeları şerle birlikte pişirin pişen elmalara tarçını ekleyin soğumaya bırakın.

Oda sıcaklığında yumuşamış margarini,sıvı yağı,yoğurtu derin bir kapta karış unu,kabartma tozunu vanilyayı ekleyin yoğurun. eleyapışmayacak kıvama gelene kadar un ekleyin  (yumuşak bir hamur olacak) .
 hamurdan buyuk bir beze alın daire şeklinde açın  sekize bölün içine soğuyan elmalardan koyup rulo yapın yağlı tepsiyedizip 220c fırında ustu hafif pembeleşene kadar pişiriyoruz.
servis yapacağımız zaman üzerine pudra şekeri serpiyoruz.

AFİYET OLSUN


7 Ocak 2013 Pazartesi

ÖRGÜ ETEK YELEK TAKIMI

Sipariş üzerine. küçük kızlara  ördüğüm bebek takımı.



 yelek 40 çift başlanıyor ipin kalınlığına göre boyutu değişebiliyor.



Eteği (80 çift ) başladım bir karış ördükten sonra (10 böldüm) her dilimi 8 çift yane 16 ilmek oldu 10 dilim  olacak şekilde tek tek örüyorüz.
en kenardaki ilmekler  (okla gösterilen yer) 21 olana kadar örüyorüz  sayıya dikkat edin hepsi aynı olacak.

Şimdi etrafını tığlamaya geldi ilk sıraya dikkat edeceğiz  (okla gösterilen yer ) 18 delik olacak aralarda 1 zencir çekilecek sadece köşeler rahat dönsun diye 2 zencir çekilecek ve aynı yere iki defa batın. tomurcuklu yerler lif örgüsü gibi örülecek .




6 Ocak 2013 Pazar

KOMŞUYA SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ


Gerçi Bu sürprizde benim katkım olmadı. 
Tamamen arkadaşların inceliği.bende  bari bu anı ölümsüzleştırim  :)
O güzel gündeki börek tarifini yazayım.

 1 paket yufka
1 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
bir kase yoğurt
çay kaşığı ucuyla çok az karbonat
peynir
maydanoz
 Yapılışı
yoğur,yumurta,yağ ve kabartma tozunu iyice çırpıyoruz.yağlanmış tepsiye bir yufka seriyoruz yufkaya yoğurtlu karışımdan sürüyoruz  yufkayı yarısına  kadar bu işlem devam ediyor peynir ve maydanoz karışımını yufkaya eşit serpip kalan yufkaları aynı şekilde tepsiye seriyoruz en son üste kalan yoğurttan sürüp 200 c üstü  kızarana kadar pişiriyoruz.

AFİYET OLSUN

5 Ocak 2013 Cumartesi

FIRIN POŞETİNDE ETLİ PATATES


Malzemeler:
5.6 patates
3.sivri veya çarliston biber.
kuş başı kuzu eti (miktar isteğe bağlı)
1 kaşık dolu salça
3 kaşık sıvı yağ
1 soğan
baharatlar
tuz

 (yazın domateste ekliyorum şimdi tadı yok diye kullanmadım)

Yapılışı
doğradığım bütün malzemeyi derin bir kapta yağ salça ve baharatlarla harmanlıyorum. 1 çay kaşığı unla unladığım fırın poşetine koyuyoruz. 1 su bardağı sıcak  su ekleyip poşeti klipsle sıkı kapatıyoruz. poşeti kürdanla bir kaç yerden deliyoruz. yaklaşık 1 saat 220 c fırında pişiriyoruz.

 NOT  DANA ETİ KULLANACAKSANIZ 1 SAATTEN FAZLA PİŞİRİN.

3 Ocak 2013 Perşembe

HAPİSHANE İŞİ KOLYE

 Tığla ördüğüm hapis hane işi kolye.
Taşlı bölüm mıknatıslı.
 yapımı 7 boncukla başladım istediğimiz uzunluğa kadar örülüp aparatlarla tamamlanıyor.
umarım beğenirsiniz.

taşlı bölüm yanda duracak şekilde kullanılıyor.

2 Ocak 2013 Çarşamba

BEŞ ŞİŞLE ÖRÜLEN DANTEL

 Beş şişle başlanıyor model büyüdükten sonrada misinalı şişle devam ediliyor.
Bu şekilde örülen bolero görmüştüm. o bolerodan örmek istiyorum umarım sıra ona da gelir.

ALINTI

23 Aralık 2012 Pazar

BUNLARDA KIZLARIMA ÖRDÜĞÜM BERELER


Bu modeli ortadan başlayarak artırarak ördüm.

 Buda evde olan bir ipi değerlendirmek için ör sök örgüsü ördüm.
sonuç fena olmadı.

pembe bere bu şekilde başlanıyor. örnekli kısmının (babmu örgü tekniği) yapılışı'da 
bu videoda anlatılıyor